Giriş
Yaş ilerledikçe özellikle kalabalık, gürültülü veya birden fazla kişinin konuştuğu ortamlarda konuşmaları takip etmek zorlaşabiliyor. Klinik olarak bu durum çoğu zaman işitme kaybıyla birlikte düşünülüyor. Ancak bazı bireylerde odyometrik eşikler yaşanan iletişim güçlüğünü açıklamak için yeterli olmayabiliyor.
Örneğin kişi sessiz bir ortamda karşısındaki konuşmacıyı rahatlıkla anlayabilirken, restoranda veya kalabalık bir toplantıda konuşulanları takip etmekte zorlanabiliyor. Bu durum, konuşma algısının yalnızca periferik işitme sistemiyle açıklanamayacağını düşündürüyor.
Tremblay, Brisson ve Deschamps tarafından gerçekleştirilen çalışma da bu noktadan hareket ediyor. Araştırmacılar, yaşlanmayla birlikte konuşma algısında meydana gelen değişiklikleri incelerken özellikle arka plan gürültüsü ve konuşmacı değişkenliğinin performans üzerindeki etkisine odaklanmış. Bunun yanında işitsel dikkat ile beyin yapısı ve aktivitesindeki değişikliklerin konuşma algısıyla ilişkisi de araştırılmış.
Çalışmanın ortaya koyduğu sonuçlardan biri oldukça dikkat çekici: Yaşla birlikte konuşma algısındaki düşüş, işitme eşikleri ve işitsel dikkat hesaba katıldığında da devam ediyor. Bu nedenle yaşlı yetişkinlerde özellikle gürültüde konuşmayı anlama güçlüğünün, işitsel ve bilişsel işlemleme süreçlerini de içeren daha geniş bir mekanizmayla ilişkili olabileceği görülüyor.
Araştırmada Ne İncelendi?
Çalışma iki ayrı deneyden oluşuyor.
İlk deneyde 19 ile 87 yaş arasında 88 sağlıklı yetişkin değerlendirildi. Araştırmacılar katılımcıların işitme düzeylerini, işitsel dikkatlerini ve konuşma algısı performanslarını karşılaştırdı. Konuşma algısındaki performans hem duyarlılık hem de tepki süresi üzerinden değerlendirildi.
Araştırmada konuşmacının ve dinleme ortamının değiştirilmesiyle farklı koşullar oluşturuldu. Bir koşulda arka planda gürültü bulunurken diğerinde sessiz ortam kullanıldı. Ayrıca bazı denemelerde aynı konuşmacı kullanılırken, bazı denemelerde konuşmacı değiştirildi.
Bu ayrım önemli çünkü gerçek hayattaki konuşmalar sabit koşullarda gerçekleşmiyor. Konuşmacının ses özellikleri, konuşma hızı ve arka plandaki sesler sürekli değişebiliyor. Araştırmacılar da yaşlı bireylerin bu değişken koşullara nasıl yanıt verdiğini görmek istedi.
İkinci deneyde ise 32 katılımcının beyin yapısı ve aktivitesi MRI kullanılarak incelendi. Buradaki amaç, konuşma algısındaki yaşa bağlı farklılıkların beynin hangi bölgelerindeki yapısal ve işlevsel değişikliklerle ilişkili olduğunu ortaya koymaktı.
Yaş Arttıkça Konuşma Algısı Geriliyor
İlk deneyin sonuçları yaş ile konuşma algısı arasında belirgin bir ilişki olduğunu gösterdi.
Yaş arttıkça konuşma seslerine yönelik duyarlılık azaldı. Aynı zamanda katılımcıların tepki süreleri de uzadı. Arka plan gürültüsü ve konuşmacı değişkenliği de performansı etkileyen faktörlerdi.
İstatistiksel analizlerde yaşın duyarlılık üzerindeki etkisi anlamlı bulundu. Ayrıca yaş ile gürültü arasında da anlamlı bir etkileşim saptandı. Tepki süresi açısından ise yaşın etkisinin yanında konuşmacı değişkenliğiyle yaş arasında da bir etkileşim görüldü.
Burada ilginç olan noktalardan biri, araştırmacıların başlangıçta beklediğinin aksine konuşmacı değişkenliğinin yaşlı yetişkinlerde genç yetişkinlere kıyasla daha büyük bir performans kaybına yol açmaması. Hatta konuşmacı değişkenliğinin tepki süresi üzerindeki etkisi gençlerde daha belirgin bulundu.
Araştırmacılar bu sonucu, yaşlı yetişkinlerde tepki sürelerinin genel olarak daha uzun olması nedeniyle ortaya çıkabilecek bir “tavan etkisi” ile açıklıyor. Yani ileri yaşlarda yanıtlar zaten yavaşladığı için konuşmacı değişkenliğinin ek etkisi davranışsal ölçümlerde daha az görünür hale gelmiş olabilir.
Gürültüde Konuşmayı Anlama Neden Önemli?
Günlük yaşamda konuşma çoğunlukla sessiz bir odyometri kabininde gerçekleşmiyor. Arka planda başka insanların konuşmaları, trafik, televizyon veya çeşitli çevresel sesler bulunabiliyor.
Bu nedenle bir bireyin sessiz ortamda konuşmayı anlayabilmesi ile gürültüde konuşmayı takip edebilmesi aynı şey değil.
Çalışmada da gürültü varlığının konuşma algısı üzerinde belirgin bir etkisi olduğu görülüyor. Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan performans değişikliklerinin arka plan gürültüsüyle ilişkili olması, yaşlı bireylerde konuşma algısını değerlendirirken dinleme koşullarının da dikkate alınmasının önemini ortaya koyuyor.
Bu açıdan bakıldığında yalnızca saf ses odyometrisi üzerinden elde edilen eşikler, hastanın günlük iletişimde yaşadığı tüm güçlükleri göstermeyebilir. Çalışmanın sonuçları doğrudan belirli bir klinik test protokolünü önermiyor; ancak konuşma algısının daha gerçekçi dinleme koşullarında incelenmesinin araştırılması gereken bir konu olduğunu destekliyor.
Beyindeki Değişiklikler Hangi Bölgelerde Görüldü?
Çalışmanın ikinci bölümünde araştırmacılar, yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan yapısal beyin değişiklikleri ile konuşma algısı arasındaki ilişkiye baktı.
Yaşlı yetişkinlerde bilateral superior temporal korteks başta olmak üzere superior temporal sulkus, superior temporal girus, planum temporale ve primer işitsel korteks gibi bölgelerde daha düşük kortikal kalınlık bulundu. Bunun yanında dorsal anterior insula, precentral ve postcentral giruslar ile inferior ve medial frontal bölgelerde de farklılıklar görüldü.
Daha da önemlisi, bazı bölgelerdeki kortikal kalınlık ile konuşma algısı performansı arasında ilişki vardı. Daha kalın kortekse sahip katılımcıların konuşma duyarlılığı daha iyi olma eğilimindeydi.
Bu sonuç, yaşlanmada konuşma algısı sorunlarının yalnızca işitsel kortekste meydana gelen değişikliklerle açıklanamayacağını gösteriyor. Konuşmanın işlenmesinde görev alan bölgelerin yanı sıra bilişsel kontrolle ilişkili alanlar da sürecin içinde.
Konuşmayı Anlamak Sadece İşitsel Bir Süreç Değil
Konuşma algısında işitsel sistemin yanı sıra dikkat ve bilişsel kontrol mekanizmalarının da önemli olduğu uzun zamandır tartışılıyor. Bu çalışmanın MRI sonuçları da bu görüşü destekleyen bulgular ortaya koyuyor.
Araştırmada inferior frontal girus ve dorsal anterior insula gibi bölgelerin yanı sıra anterior singulat korteksle ilişkili yapısal değişikliklerin de konuşma algısı performansıyla bağlantılı olduğu görüldü. Özellikle kortikal kalınlığın daha düşük olduğu bölgelerde konuşma duyarlılığının daha kötü olduğu gözlendi.
Anterior singulat korteks gibi bölgeler, bilişsel kontrol ve çatışma izleme süreçlerinde rol oynuyor. Gürültülü bir ortamda hedef konuşmayı takip etmek de benzer şekilde dikkatin belirli bir işitsel bilgiye yönlendirilmesini ve dikkat dağıtıcı bilgilerin kontrol edilmesini gerektiriyor.
Dolayısıyla gürültüde konuşmayı anlamak, yalnızca kulağa ulaşan sinyalin yeterli olup olmadığıyla ilgili değil. Beynin bu sinyali nasıl seçtiği, işlediği ve anlamlandırdığı da performansı belirliyor.
Yaşlı Beyin Gürültüye Nasıl Yanıt Veriyor?
Fonksiyonel MRI sonuçlarında genç ve yaşlı yetişkinler arasında bazı farklılıklar görüldü.
Sessiz koşulda her iki grupta da konuşma işlemlemeyle ilişkili klasik ağın aktive olduğu görüldü. Bu ağ içerisinde bilateral superior temporal korteks, dorsal anterior insula, ventral premotor korteks ve inferior frontal girus gibi bölgeler bulunuyordu.
Gürültü eklendiğinde ise gruplar arasındaki farklılıklar daha belirgin hale geldi.
Yaşlı yetişkinlerde bilateral superior temporal kortekste gürültüye verilen yanıt genç yetişkinlere göre daha düşüktü. Buna karşılık sol anterior temporal korteks ve bazı diğer bölgelerde gürültüyle birlikte daha yüksek aktivasyon gözlendi.
Bu bulgular yaşlı yetişkinlerin zorlu dinleme koşullarında genç yetişkinlerle tamamen aynı sinirsel işlemleme biçimini kullanmadığını gösteriyor. Ancak çalışmadan, bu aktivasyon artışlarının kesin olarak “telafi edici” bir mekanizma olduğu sonucunu çıkarmak mümkün değil. Araştırmacılar da yaşlı bireylerdeki beyin yanıtlarının kişiden kişiye değişebileceğine dikkat çekiyor.
Konuşmacı Değişkenliği Yaşlılarda Daha Büyük Bir Sorun mu?
Çalışmanın başlığında da yer alan konuşmacı değişkenliği, günlük iletişim açısından önemli bir faktör.
Farklı kişilerin seslerini anlamak; ses perdesi, konuşma hızı, artikülasyon ve ses şiddeti gibi özelliklerdeki değişikliklere uyum sağlamayı gerektiriyor.
Ancak araştırmada konuşmacı değişkenliğinin yaşlı yetişkinlerin performansını gençlerden daha fazla bozduğuna ilişkin güçlü bir bulgu elde edilmedi. Araştırmacılar bu durumun, yaşlı yetişkinlerde konuşmacı özelliklerine uyum sağlama kapasitesinin en azından belirli ölçüde korunmuş olabileceğini düşündürdüğünü belirtiyor.
Bu sonuç, yaşlanmayla birlikte konuşma algısında meydana gelen tüm değişikliklerin aynı mekanizmaya bağlanamayacağını da gösteriyor. Gürültü, konuşmacı değişkenliği ve yaşın etkileri farklı ölçümlerde farklı şekilde ortaya çıkabiliyor.
Odyoloji Açısından Çalışmanın Önemi
Bu çalışma, özellikle yaşlı bireylerde konuşma algısını değerlendirirken önemli bir noktaya dikkat çekiyor: işitme eşikleri ile gerçek yaşamda iletişim performansı aynı şey değil.
Bir hastanın odyogramı günlük yaşamda neden konuşmaları takip etmekte zorlandığını her zaman açıklamayabilir. Özellikle gürültüde konuşmayı anlama güçlüğü bulunan bireylerde işitsel işlemleme, dikkat ve bilişsel kontrol süreçlerinin de göz önünde bulundurulması gerekiyor.
Buradan hareketle odyolojik değerlendirmede şu sorular önem kazanıyor:
- Hasta sessiz ortamda ve gürültüde konuşmayı aynı düzeyde anlayabiliyor mu?
- Konuşma algısı şikâyeti odyometrik eşiklerle uyumlu mu?
- Hasta birden fazla kişinin bulunduğu ortamlarda ne kadar zorlanıyor?
- İşitsel performans günlük iletişim ihtiyaçlarını karşılıyor mu?
Çalışma belirli bir konuşma testinin veya rehabilitasyon yönteminin diğerlerinden üstün olduğunu göstermiyor. Bu nedenle sonuçları doğrudan belirli bir klinik uygulama protokolü şeklinde yorumlamak doğru olmaz.
Bununla birlikte araştırma, yaşlı bireylerde konuşma algısının değerlendirilmesinde yalnızca periferik işitmeye odaklanmak yerine, konuşma işlemleme ve bilişsel süreçleri de dikkate alan daha geniş bir yaklaşımın önemini ortaya koyuyor.
Sonuç olarak yaşlanmayla birlikte konuşmayı anlama performansındaki düşüş, özellikle gürültülü ortamlarda daha belirgin hale gelebiliyor. Tremblay ve arkadaşlarının çalışması, bu durumun yalnızca işitme eşiklerinde meydana gelen değişikliklerle açıklanamayacağını gösteriyor.
Araştırmada yaş arttıkça konuşma duyarlılığının azaldığı ve tepki sürelerinin uzadığı görüldü. Bunun yanında yaşlı yetişkinlerde işitsel ve konuşma işlemlemeyle ilişkili bölgelerdeki kortikal kalınlık farklılıkları ile konuşma algısı performansı arasında ilişki bulundu. Beyin aktivitesindeki farklılıklar da yaşlanmanın zorlu dinleme koşullarındaki sinirsel işlemlemeyi değiştirdiğini gösterdi.
Çalışmanın genel sonucu, yaşlanmada gürültüde konuşmayı anlama güçlüğünün tek bir bölgeye veya tek bir nedene indirgenemeyeceği yönünde. İşitsel korteks, konuşma işlemleme alanları ve yürütücü kontrol ağlarını kapsayan daha yaygın yapısal ve işlevsel değişiklikler bu performansın altında rol oynayabilir.
Odyologlar açısından ise çalışmanın önemli mesajlarından biri, yaşlı bireylerde iletişim güçlüklerini değerlendirirken odyometrik eşiklerin ötesine bakmanın gerekliliği. Özellikle gürültüde konuşmayı anlama şikâyeti olan bireylerde, gerçek yaşam dinleme koşullarını mümkün olduğunca yansıtan değerlendirmeler hastanın yaşadığı güçlüğü anlamaya yardımcı olabilir.
Kaynakça
Tremblay, P., Brisson, V., & Deschamps, I. (2021). Brain aging and speech perception: Effects of background noise and talker variability. NeuroImage, 227, 117675. https://doi.org/10.1016/j.neuroimage.2020.117675
Hakkında Odyone
Odyoloji alanında uzmanlaşmış olan Odyone, işitme kaybı, tinnitus (çınlama), iç kulak anomalileri ve aktif orta kulak implantları gibi konularda bilimsel temelli içerikler üretmektedir. Amacı, işitme sağlığı konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak ve hasta ile profesyonel arasında bilgi köprüsü kurmaktır.
Sitedeki tüm içerikler, güncel akademik literatür ve uzman görüşlerine dayanmaktadır. Bilimsel doğruluk, erişilebilir dil ve etik yaklaşım Odyone’un içerik üretiminde temel aldığı değerlerdir.
İlgi alanları: pediatrik odyoloji, iç kulak gelişimi, işitsel rehabilitasyon, işitme kaybının psikososyal etkileri
Daha fazla bilgi için: (https://www.odyone.com.tr) veya tüm sosyal medya hesaplarımızdan odyonecom olarak bizi takip edip merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

