Erişkin İşitsel Rehabilitasyonda Kişi Merkezli Bakım: Güncel Kanıtlar ve Klinik Yaklaşım
Giriş
İşitme kaybı yalnızca bireyin sesleri daha az duyması anlamına gelmez. İşitme kaybı; iletişim, sosyal ilişkiler, günlük yaşam aktiviteleri, iş hayatı ve yaşam kalitesi üzerinde önemli sonuçlar oluşturabilir. Bu nedenle modern odyoloji yaklaşımında yalnızca işitme kaybının odyolojik olarak değerlendirilmesi ve uygun bir işitme cihazının seçilmesi yeterli değildir. Tedavi sürecinin bireyin ihtiyaçları, beklentileri, yaşam tarzı ve kişisel hedefleri doğrultusunda planlanması giderek daha fazla önem kazanmaktadır.
Bu yaklaşım kişi merkezli bakım (person-centered care, PCC) olarak adlandırılmaktadır.
Kişi merkezli bakım, sağlık profesyonelinin karar verdiği geleneksel tedavi modelinden farklı olarak bireyi sağlık hizmetinin merkezine yerleştirir. Hastanın tercihleri, ihtiyaçları, yaşam koşulları ve tedavi hedefleri klinik karar verme sürecinin önemli bir parçası haline gelir.
2025 yılında Graham ve arkadaşları tarafından yayımlanan bir kapsam belirleme derlemesi (scoping review), kişi merkezli bakımın erişkin işitsel rehabilitasyondaki yerini değerlendirmiş ve mevcut literatürdeki eğilimleri, kullanılan yaklaşımları ve araştırma boşluklarını ortaya koymuştur. Çalışmada 36 bilimsel yayın incelenmiştir.
Bu yazıda, söz konusu araştırmanın temel bulguları Türkçe olarak özetlenmekte ve kişi merkezli bakım yaklaşımının odyoloji pratiği açısından ne anlama geldiği ele alınmaktadır.
Kişi merkezli bakım nedir?
Kişi merkezli bakım, hastanın yalnızca bir “işitme kaybı vakası” olarak değerlendirilmemesini; bireyin ihtiyaçları, tercihleri, beklentileri ve yaşam koşullarıyla birlikte ele alınmasını ifade eder.
Geleneksel yaklaşımda klinisyen, değerlendirme sonucunda uygun gördüğü tedaviyi hastaya sunabilir. Kişi merkezli yaklaşımda ise klinisyen ile hasta arasında daha dengeli bir ilişki oluşturulması ve tedavi kararlarının mümkün olduğunca ortak verilmesi hedeflenir.
Bu nedenle kişi merkezli bakım;
- hastanın tedavi sürecine aktif katılımını,
- bireysel farklılıkların dikkate alınmasını,
- aile ve yakınların uygun şekilde sürece dahil edilmesini,
- hastanın hedeflerinin belirlenmesini,
- açık iletişimi,
- empatiyi,
- aktif dinlemeyi,
- ortak karar vermeyi önemser.
Odyoloji açısından bakıldığında bu yaklaşım özellikle önemlidir. Çünkü aynı odyometrik işitme kaybına sahip iki bireyin günlük yaşamda yaşadığı iletişim problemleri ve tedaviden beklentileri birbirinden tamamen farklı olabilir.
Örneğin 60 yaşındaki emekli bir birey için temel hedef aile toplantılarında konuşmaları daha iyi anlayabilmek olabilirken, aynı derecede işitme kaybına sahip çalışan başka bir birey için toplantılarda konuşmaları takip edebilmek veya telefon görüşmelerini daha rahat yapabilmek öncelikli olabilir.
Dolayısıyla işitme kaybının derecesi tek başına rehabilitasyon ihtiyacını ve tedavi hedefini belirlemez.
İşitsel rehabilitasyonda kişi merkezli bakım neden önemlidir?
İşitsel rehabilitasyon, yalnızca işitme cihazı uygulamasından ibaret değildir. Amerikan Speech-Language-Hearing Association (ASHA) tarafından kullanılan kapsamlı tanıma göre işitsel rehabilitasyon; işitme kaybına bağlı işlevsel sorunları azaltmayı amaçlayan bilgilendirme, danışmanlık ve algısal eğitim gibi farklı müdahaleleri kapsayan geniş bir yaklaşımdır.
Bu nedenle işitsel rehabilitasyon;
- duyusal yönetim,
- işitme teknolojilerinin kullanımı,
- bilgilendirme,
- danışmanlık,
- işitsel algı eğitimi,
- iletişim stratejileri gibi farklı bileşenleri içerebilir.
Kişi merkezli bakım ise bu müdahalelerin bireyin gerçek yaşamındaki ihtiyaçlara göre şekillendirilmesine yardımcı olur.
Örneğin bir hastanın işitme cihazından beklentisi yalnızca “daha yüksek ses duymak” olmayabilir. Hasta, torunlarıyla daha rahat iletişim kurmak, restoran gibi gürültülü ortamlarda konuşmaları anlayabilmek veya telefon görüşmelerinde daha az zorlanmak isteyebilir.
Bu nedenle başarılı bir işitsel rehabilitasyon sürecinde klinisyenin yalnızca “Ne kadar işitiyorsunuz?” sorusunu değil, “Bu işitme kaybı günlük yaşamınızda sizi en çok hangi konuda zorluyor?” sorusunu da değerlendirmesi gerekir.
Araştırma nasıl gerçekleştirildi?
Graham ve arkadaşlarının çalışması bir kapsam belirleme derlemesi (scoping review) olarak tasarlanmıştır.
Araştırmacılar çalışmayı Joanna Briggs Institute (JBI) rehberleri ve PRISMA-ScR raporlama standartları doğrultusunda gerçekleştirmiştir. Literatür taramasında PubMed/MEDLINE, CINAHL, Scopus ve Web of Science veri tabanlarından yararlanılmıştır.
Araştırmada özellikle erişkinlerde işitsel rehabilitasyon ve kişi merkezli bakım arasındaki ilişki incelenmiştir.
Literatür taraması sonucunda başlangıçta 66 kayıt belirlenmiştir. Tekrarlayan kayıtların çıkarılması ve uygunluk değerlendirmelerinin ardından toplam 36 çalışma derlemeye dahil edilmiştir.
Bu çalışmaların:
- 29'u ampirik araştırma,
- 7'si derleme, vaka çalışması veya uzman görüşü niteliğindedir.
Araştırmalarda nicel, nitel ve karma yöntemlerin yanı sıra anketler, gözlemsel çalışmalar ve odak grup görüşmeleri gibi farklı araştırma yöntemleri kullanılmıştır.
Kişi merkezli bakımın altı temel bileşeni
Araştırmacılar kişi merkezli bakımın işitsel rehabilitasyondaki uygulanışını değerlendirirken altı temel bileşene odaklanmıştır.
1. Empati
Empati, sağlık profesyonelinin bireyin yaşadığı sorunları ve duygusal deneyimleri anlamaya çalışmasını ifade eder.
İşitme kaybı özellikle sosyal iletişimde ciddi güçlükler oluşturabileceğinden, bireyin yaşadığı iletişim sorunlarının yalnızca odyolojik ölçümler üzerinden değerlendirilmemesi gerekir.
Bununla birlikte araştırmanın önemli bulgularından biri, empati konusunun mevcut literatürde yeterince araştırılmamış olmasıdır.
2. Aktif dinleme
Aktif dinleme, hastanın söylediklerini yalnızca işitmek değil, söylediklerini anlamaya ve gerektiğinde açıklığa kavuşturmaya çalışmaktır.
Örneğin hasta “İşitme cihazımı kullanıyorum ama kalabalıkta hiçbir şey anlamıyorum” dediğinde yalnızca cihazın teknik özelliklerini değerlendirmek yeterli olmayabilir.
Klinisyen, hastanın hangi ortamlarda zorlandığını, hangi iletişim partnerleriyle sorun yaşadığını ve bu durumun günlük yaşamını nasıl etkilediğini araştırmalıdır.
Araştırma, aktif dinlemenin de kişi merkezli bakım literatüründe yeterince ele alınmadığını göstermektedir.
3. Bireysel farklılıkların anlaşılması
Her bireyin işitme kaybı deneyimi farklıdır.
Yaş, meslek, sosyal çevre, iletişim ihtiyaçları, yaşam tarzı ve kişisel beklentiler rehabilitasyon sürecini etkileyebilir.
Bu nedenle işitme cihazı veya başka bir işitsel rehabilitasyon seçeneği belirlenirken yalnızca odyogram sonuçlarına göre karar verilmesi kişi merkezli yaklaşımın ruhuyla tam olarak örtüşmez.
4. Aile ve yakınların sürece dahil edilmesi
İşitme kaybı yalnızca işitme kaybı yaşayan bireyi değil, onunla iletişim kuran kişileri de etkileyebilir.
Eş, çocuklar, arkadaşlar ve diğer iletişim partnerleri günlük iletişim sırasında önemli bir rol oynar.
Bu nedenle aile üyelerinin işitme kaybı hakkında bilgilendirilmesi ve uygun durumlarda rehabilitasyon sürecine dahil edilmesi hem bireyin hem de iletişim çevresinin ihtiyaçlarının daha iyi anlaşılmasını sağlayabilir.
Araştırmada aile ve arkadaşların sürece dahil edilmesi, en sık ele alınan kişi merkezli bakım unsurlarından biri olarak öne çıkmıştır.
5. Açık uçlu sorular ve yansıtıcı görüşmeler
Kişi merkezli bakımda hastaya yalnızca “Evet/Hayır” şeklinde cevap verebileceği sorular yöneltmek yerine, deneyimini anlatmasına olanak sağlayan açık uçlu sorular kullanılabilir.
Örneğin:
“İşitme cihazınızdan memnun musunuz?”
yerine,
“İşitme cihazınızı kullandığınızda hangi durumlarda en fazla fayda gördüğünüzü düşünüyorsunuz?”
sorusu hastanın deneyimini daha ayrıntılı şekilde ifade etmesine olanak sağlayabilir.
Bu tür iletişim teknikleri, klinisyenin hastanın gerçek ihtiyaçlarını daha iyi anlamasına yardımcı olur.
6. Ortak hedef belirleme ve karar verme
Kişi merkezli bakımın en önemli unsurlarından biri tedavi hedeflerinin hasta ve klinisyen tarafından birlikte belirlenmesidir.
İşitme cihazı kullanımı, yardımcı dinleme teknolojileri, iletişim stratejileri veya işitsel rehabilitasyon programları hakkında karar verilirken hastanın tercihleri dikkate alınmalıdır.
Bu yaklaşım, hastanın tedavi sürecindeki rolünü pasif bir alıcı olmaktan çıkararak aktif bir katılımcıya dönüştürür.
Araştırmada en sık hangi kişi merkezli bakım unsurları görüldü?
Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri, kişi merkezli bakımın tüm bileşenlerinin literatürde eşit şekilde temsil edilmemesidir.
İncelenen çalışmalar içerisinde özellikle;
aile katılımı, bireyselleştirilmiş tercihler ve tedavinin kişiye özgü olması
daha sık ele alınmıştır. Buna karşılık aktif dinleme ve empati daha sınırlı şekilde araştırılmıştır. Bu bulgu klinik açıdan önemlidir. Çünkü kişi merkezli bakım yalnızca hastaya farklı tedavi seçenekleri sunmak anlamına gelmez. Hastanın gerçekten dinlenmesi, deneyiminin anlaşılması ve klinik kararların onun perspektifinden değerlendirilmesi de bu yaklaşımın temel parçalarıdır.
Kişi merkezli bakım araştırmaları zaman içerisinde arttı!
Araştırmacılar kişi merkezli bakım ile ilgili yayınların zaman içerisindeki değişimini de değerlendirmiştir.
İşitsel rehabilitasyon literatüründe kişi merkezli bakım ile ilgili çalışmaların 2011 yılından itibaren görülmeye başladığı ve zaman içerisinde arttığı belirlenmiştir.
2020 yılından itibaren yayın sayısı yılda yaklaşık dört çalışmaya ulaşmıştır. Araştırmaların önemli bir bölümü Amerika Birleşik Devletleri ve Avustralya'da gerçekleştirilmiştir.
Bu durum, kişi merkezli bakım yaklaşımının odyoloji alanında giderek daha fazla önem kazandığını göstermektedir.
Ancak araştırmacılara göre literatürdeki artışa rağmen hâlâ önemli araştırma boşlukları bulunmaktadır.
Odyoloji pratiğinde kişi merkezli bakım nasıl uygulanabilir?
Kişi merkezli bakım teorik bir kavram olarak kalmamalıdır. Klinik uygulamada somut davranışlara dönüştürülmesi gerekir.
Bir odyolog aşağıdaki yaklaşımı kullanabilir:
Hastanın hedeflerini belirlemek
İşitme değerlendirmesinden sonra yalnızca odyolojik sonuçları açıklamak yerine hastanın günlük yaşam hedefleri sorgulanabilir.
Örneğin:
- “En çok hangi ortamlarda iletişim kurmakta zorlanıyorsunuz?”
- “İşitme kaybınız günlük yaşamınızı en fazla nasıl etkiliyor?”
- “İşitme cihazından en önemli beklentiniz nedir?”
- “Sizin için tedavide en önemli sonuç ne olurdu?”
gibi sorular hastanın gerçek ihtiyaçlarını ortaya çıkarabilir.
İşitme cihazını yalnızca teknik bir ürün olarak değerlendirmemek
İşitme cihazı seçimi yalnızca odyogramdaki işitme kaybı derecesine göre yapılmamalıdır.
Bireyin yaşam tarzı, iletişim ortamları, teknolojik beklentileri, el becerileri, görsel ve bilişsel ihtiyaçları ile ekonomik koşulları da karar sürecinde dikkate alınabilir.
Buradaki temel yaklaşım şudur:
“Hangi cihaz bu işitme kaybına uygun?”
sorusunun yanında,
“Hangi çözüm bu kişinin yaşamına uygun?”
sorusu da sorulmalıdır.
Aileyi sürece dahil etmek
Özellikle ileri yaşta işitme kaybı yaşayan bireylerde aile üyeleri rehabilitasyon sürecinin önemli bir parçası olabilir.
Aile üyelerine işitme kaybının iletişim üzerindeki etkileri anlatılabilir ve iletişim stratejileri konusunda rehberlik sağlanabilir.
Bu yaklaşım yalnızca hastanın değil, iletişim partnerlerinin de rehabilitasyon sürecine uyumunu kolaylaştırabilir.
Kişi merkezli bakım ile hasta merkezli bakım aynı şey midir?
Literatürde “patient-centered care” ve “person-centered care” kavramları zaman zaman birbirinin yerine kullanılabilmektedir.
Ancak kişi merkezli bakım kavramı, bireyi yalnızca sağlık hizmeti alan bir “hasta” olarak değil, yaşamı, tercihleri, sosyal çevresi ve kişisel hedefleri bulunan bir insan olarak değerlendirmeye daha fazla vurgu yapar.
Bu nedenle odyoloji pratiğinde kişi merkezli yaklaşım, işitme kaybını yalnızca bir odyolojik ölçüm problemi olarak görmez.
Bireyin;
işitme → iletişim → sosyal katılım → yaşam kalitesi
zinciri içerisindeki deneyimini bir bütün olarak değerlendirmeyi amaçlar.
Araştırmanın önemli sınırlılıkları
Çalışmanın sonuçları değerlendirilirken bazı sınırlılıkların dikkate alınması gerekir.
Araştırmacılar yalnızca belirli veri tabanlarını kullanmıştır. Ayrıca araştırmaya yalnızca İngilizce yayımlanmış çalışmalar dahil edilmiştir. Bu durum farklı dillerde yayımlanan önemli çalışmaların gözden kaçmasına neden olmuş olabilir.
Bir diğer önemli sınırlılık ise incelenen çalışmaların oldukça heterojen olmasıdır. Çalışmalar farklı araştırma tasarımlarına ve farklı kişi merkezli bakım bileşenlerine odaklanmıştır.
Araştırma ayrıca hasta perspektifine özel olarak tasarlanmamıştır. Dolayısıyla kişi merkezli bakımın doğrudan hastaların deneyimleri açısından değerlendirilmesi gelecekteki araştırmalar için önemli bir alan olarak ortaya çıkmaktadır.
Gelecekte hangi araştırmalara ihtiyaç var?
Araştırmacılar, kişi merkezli bakım konusunda özellikle iki alanın daha fazla araştırılması gerektiğine dikkat çekmektedir:
Aktif dinleme ve empati.
Bu iki unsur klinisyen-hasta iletişiminin temel bileşenlerinden biri olmasına rağmen mevcut işitsel rehabilitasyon literatüründe yeterince temsil edilmemektedir.
Bunun yanında doğrudan ve dolaylı işitsel rehabilitasyon hizmetlerinin karşılaştırılması ve reçetesiz satılan işitme cihazları gibi yeni teknolojilerin kişi merkezli bakım perspektifinden değerlendirilmesi de gelecekte araştırılması gereken konular arasında yer almaktadır.
Odyologlar için bu çalışma ne ifade ediyor?
Bu derlemenin odyoloji açısından en önemli mesajlarından biri, başarılı bir işitsel rehabilitasyonun yalnızca doğru teknolojiyi seçmekten ibaret olmadığıdır.
Bir işitme cihazı teknik olarak son derece başarılı olabilir. Ancak bireyin ihtiyaçlarını karşılamıyorsa veya kullanıcı tedavi kararının dışında bırakılmışsa rehabilitasyon sürecinin başarısı sınırlı kalabilir.
Kişi merkezli yaklaşım, odyoloğun rolünü yalnızca işitme testi yapan ve cihaz uygulayan sağlık profesyoneli olmaktan çıkararak bireyin iletişim hedeflerini belirleyen, karar verme sürecini destekleyen ve rehabilitasyon sürecini kişiselleştiren bir klinisyen rolüne taşır.
Bu nedenle işitme cihazı uygulamasında başarı yalnızca;
“Cihaz ne kadar iyi çalışıyor?”
sorusuyla değil,
“Bu cihaz ve rehabilitasyon yaklaşımı kişinin yaşamında gerçekten anlamlı bir fark oluşturuyor mu?”
sorusuyla da değerlendirilmelidir.
Graham ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği kapsam belirleme derlemesi, kişi merkezli bakımın erişkin işitsel rehabilitasyonda giderek daha fazla önem kazandığını göstermektedir.
36 çalışmanın incelendiği araştırmada aile katılımı, bireysel tercihler ve tedavinin kişiye özgü olması literatürde en sık ele alınan kişi merkezli bakım unsurları arasında yer alırken; aktif dinleme ve empati daha az araştırılmıştır.
Bu bulgular, modern odyoloji uygulamasında hastanın yalnızca odyogram sonuçlarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini göstermektedir.
İşitme kaybı yaşayan bireyin günlük yaşamı, iletişim ihtiyaçları, kişisel hedefleri, tercihleri ve sosyal çevresi de rehabilitasyon sürecinin bir parçası olmalıdır.
Sonuç olarak kişi merkezli bakım, “hastaya hangi tedaviyi uygulamalıyım?” sorusundan önce “bu kişinin yaşamında neyi değiştirmeyi hedefliyoruz?” sorusunu sormayı gerektirir.
İşitsel rehabilitasyonun geleceğinde daha kişiselleştirilmiş, katılımcı ve hasta-klinisyen iş birliğine dayalı modellerin öneminin artması beklenmektedir.
Kaynakça
Graham, M. A., Nicholson, N., Glade, R., Delport, S., & Mahomed-Asmail, F. (2026). Person-centered care in adult auditory rehabilitation: A scoping review. International Journal of Audiology, 65(1), 11–21. https://doi.org/10.1080/14992027.2025.2499916
Hakkında Odyone
Odyoloji alanında uzmanlaşmış olan Odyone, işitme kaybı, tinnitus (çınlama), iç kulak anomalileri ve aktif orta kulak implantları gibi konularda bilimsel temelli içerikler üretmektedir. Amacı, işitme sağlığı konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak ve hasta ile profesyonel arasında bilgi köprüsü kurmaktır.
Sitedeki tüm içerikler, güncel akademik literatür ve uzman görüşlerine dayanmaktadır. Bilimsel doğruluk, erişilebilir dil ve etik yaklaşım Odyone’un içerik üretiminde temel aldığı değerlerdir.
İlgi alanları: pediatrik odyoloji, iç kulak gelişimi, işitsel rehabilitasyon, işitme kaybının psikososyal etkileri
Daha fazla bilgi için: (https://www.odyone.com.tr) veya tüm sosyal medya hesaplarımızdan odyonecom olarak bizi takip edip merak ettiklerinizi sorabilirsiniz.

